Cem Bayoğlu ile söyleşi

Wikimedia Türkiye sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
"Vikipedi, lisans konusundaki hassasiyeti ile tüm dünyaya örnek teşkil ediyor"
Haberler
Mouse pointer.svg

Türkiye'de ilk kez düzenlenen 2020 Viki Yeryüzünü Seviyor Yarışması'nda jüri üyesi Cem Bayoğlu ile yarışma hakkında görüştük.


1. Viki Yeryüzünü Seviyor Yarışmasının ilk kez gerçekleştirilen Türkiye ayağında jüri üyesiydiniz. Yarışmaya gösterilen ilgi sizce nasıldı? Katılım hakkında ne düşünüyorsunuz? fotoğrafların sayısı, nitelikleri ve çeşitliliği beklentilerinize örtüşüyor muydu?

2020'de yarışma 34 ülkede düzenlendi

Ülkemizde ilk kez düzenlenen ve pandemi dönemine denk gelen bir yarışmaya göre katılım seviyesinin iyi olduğunu düşünüyorum. Burada yalnızca yüklenen fotoğraf sayısına bakmak doğru olmaz; en önemli faktör katılımcı kalitesi ve hepimiz gördük ki, usta ellerden çıkmış kareler yarışmaya, dolayısıyla özgür ansiklopedi Vikipedi’ye güzellik ve zenginlik kattı.

Fotoğraf kareleri, kafamızın içinde bir yere ve o yerin bulunduğu ülkeye ait bir imaj canlandırıp etiketler.

2. Bu yarışmada başka fotoğraf yarışmalarından farklı olarak, katılan fotoğrafların açık lisansla paylaşılması ve bir ansiklopedi (Vikipedi) için yararlı olması bekleniyor. Sizce bu yarışma, internet kullanıcılarına Türkiye'nin doğal anıtları hakkında bilgi sağlamada yararlı olmuş mudur?

Öncelikle lisans konusuna değinmek isterim. İnanılmaz bir hızla hayatımızı değiştiren dijital dünyaya adaptasyon sürecimiz henüz tamamlanmadı. Sürecin başında en büyük zararı gören film ve müzik endüstrisiydi çünkü ne yapımcılar ne de yasalar henüz dijital dünyaya hazır değildi. Şimdilerde ise dijital lisanslı medyalara alışmaya çalışıyoruz. Vikipedi, lisans konusundaki hassasiyeti ile tüm dünyaya örnek teşkil ediyor. Bu yüzden de açık lisans ile yüklenen medyalar Vikipedi’nin zenginleşmesi için son derece önemli.

Türkiye’nin doğal anıtları ile ilgili sorunuza gelince, güzel fotoğraflar insanı yollara düşürür, kafamızın içinde bir yere ve o yerin bulunduğu ülkeye ait bir imaj canlandırıp etiketler. Konuyu daha geniş bir çerçeveden ele alalım. Örneğin Los Angles ya da New York’u nasıl biliriz? Elbette ki Hollywood film endüstrisinin bize anlattığı şekilde. Peki biz kendi ülkemizi ve sayısız zenginliklerini hem kendi insanımıza hem dünyaya nasıl resmedip anlatıyoruz? Nasıl bir imaj çiziyoruz? İşte bu yüzden, modern renk ve kompozisyonlar ortaya koyacak, böylece ülkenin imajına ve tanıtımına katkı sağlayacak tüm organizasyonların çok önemli olduğunu ve teşvik edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu yarışma bu bakımdan da güzel bir kilometre taşı oldu bence.

Özgür Ansiklopedi Vikipedi

3.Bu yarışma ile ilgili olarak yarışmaya katılanlarla ve/veya Vikipedi topluluğuyla paylaşmak istedikleriniz var mıdır?

Sevgili fotoğraf severler, öncelikle bilmenizi isterim ki bu yarışmalar kimsenin yeteneği için bir ölçüt değil. Bu organizasyonları, eksiklerimizi görüp kendimizi geliştirmeye yardımcı bir motivasyon aracı olarak değerlendirmek doğru olur.

Madem burada, “özgürlük” ortak mottosunu paylaştığımız Vikipedi’deyiz; o zaman izninizle bunun üstüne de birkaç cümle eklemek istiyorum.

Tüm sanatçılar için özgünlük en önemli olgulardan biri. Bunun için kişinin önce özgür olup kendini bulması ve ruhunu beslemesi gerek. Peki sandığımız kadar özgür müyüz?

Birçoğumuz özgürce yaşadığımızı ve ürettiğimizi düşünüyor olabiliriz. Oysa ki insanın kendi doğru ve yanlışlarını bulması zaman alan bir yolculuk. Sadece okuyup araştırmak yetmez çünkü edindiğimiz bilgiler, sentezleyebildiğimiz kadar işimize yarar. İşte bu yüzden gidebildiğiniz kadar uzaklara gidin, çok gezin, çok görün, çok insan tanıyın; onları izleyin, dinleyin ve anlamaya çalışın. Farklı ya da zıt fikirler bazen hepimizi korkutabilir, çünkü insan kolay değişmez. Dogmatik felsefeleri bir kenara bırakıp zorlayın limitleri, tecrübelere kulak verin ama değişimlere de açık olun. Özgürlük, dayatılan düşünceler ile kendi düşüncelerini birbirinden ayırabilmek ve kendi yolundan gidebilmektir.

Ama özgürlük, başkalarını hiçe saymak demek değildir. İnsanları dinleyin, eleştirilere kulak verin; doğru eleştiri, hedefe giden yolu kısaltır. Birilerini eleştireceğiniz zaman ise, herkesin bir hikayesi olduğunu hatırlayın; her birimiz seçemediğimiz ailelerimiz ve bulunduğumuz çevre tarafından, onların doğru ve yanlışları ile büyütüldük. Bazılarımız bu yolculuğa diğerlerinden daha şanslı başlamış olabilir ama asıl olan, en kısa sürede kendimizi bulmak; neler yapıp neler yapamayacağımızı keşfetmemizdir.

Geriye, inandığımız işleri ortaya koyabileceğimiz, hikayelerimizi anlatabileceğimiz yeteneğimizi geliştirmek kalıyor işte; bize lütfedilen yetenek her ne ise…